Yabancı dil öğrenmemize en ciddi engel geçek dile özgün konuşma, yazma çeşitlerini görme imkanların kısıtlı olması. İş dünyasında resmi bir email veya bir rapor yazmaya çalıştığımızda yazmak istediğimiz cümlelere, ifadelere benzer az öğrenkler gördüğümüz için, bir türlü kendmizi anlatamayıp gramerde olmasa da, ingilizce kültürüne göre değişik ve alakasız cümleler yazmış oluyoruz. Bir değişle ne kadar ingilizce grameri bilip bilmesek de, o dili doğru düzgün kullanamıyoruz.

Peki, ne yapmam gerek diye soracaksanız? cebabınız şu: çok iş ingilizcesi örneklerini görmemiz lazım ve okuduğumuz, anlamaya çalıştığımız öğrneklerden anladığımız, sevdiğimiz ve kullanışlı kalıpları alıp kendi yazacağımız eposlara bu kalıpları uygulamalıyız.

Şu sıralar Kalifornianın Silicon Vadisinde yaklaşık 50 ayrı işe başvuru yaptım ve yapmaya devam ediyorum. Sonuç olarak bir sürü müdürle, insan kaynakların temsilcisiyle yazıştım ve elimde çok resmi iş ingilizcesi yazı öğrenekleri var. Bu örneklede meslektaşları kendilerni tanıtıyor, görüşme saatlere anlaşıyor, işe alınacak adaylardan bilgi istiyor, ve maalesef, istediğimden fazla epostada adayı (beni) reddediyor.

Bunlardan bir kaçını paylaşayım dedim. Bunları okurken her cümleyi, her gözünüze çarpan kalıbı ve kelimeyi, “yazıcı ne maksatla yazdı bunu?”, “ne sosyal amacıyla yazdı bunu?” “bu cümle sert mi kibar mı? sorularıyla inceleyin.

Aynen bakkalda soru sormayı, selam vermeyi, almak istediğinizi almayı, çocukken bakkala annenize, babanıza, ablanıza ve ağabeyinize eşlik ederek öğrendiğiniz gibi, bu da sizin biraz iş ingilizcesi öğrenme fırsatınız.

EKTEKİ PDF’YE BAKINIZ

Dip not: bu yazının fark etmediğim bir sürü yanlışı olabilir. Türkçe ana dilim olmadığına göre bu normal. Şimdiden önerdiğiniz düzeltmeler için teşekkür ederim.

PDF LİNKİ