Geçen gün Arrival adlı bir bilimkurgu film izledim. Filmin adı “Geliş” olarak Türkçeye cevrilmiş. Kısaca filmin konusu : uzaydan dünyaya 12 adet uzay gemisi iniyor ve bütün insanlık paniğe kapılıyor. Daha önce ABD ordusu için tercümanlık yapmış olan dilbilimci  Louise  Banks uzaylıların amacını öğrenmek için askeri araştırma takımına alınır. Sonuç olarak dünyaya inmiş uzay gemilerini inceleyen bütün dilbilimcilerinden sadece Dr. Banks uzaylıların dilini öğenebiliyor ve bunun sayesinde geleceği görme gücü kazanıyor. Aynı zamanda trafiği olmayan bir semtte oturuyormuş ve bazen güneşin batımını seyrederek pahalı şarap içiyormuş. Yani çok başarılı bir insanmış bu Louise Banks.

Ben zaten bilim kurguyu çok seviyorum.  Her türlü senaryosu mümkün olmayan ama yinede düşündüren sanatı seviyorum. Ama bu film cidden harikaymış. Filmin dramatik ve olağanüstü ambiansı,hikayesinin ilerleyişi, dilbilim bilgisi, açıkçası her şeyi tam yerinde. İnsan neden film izler? Bence değişik hisler hissetmek için, alternatifleri deneyimlemek için. Başka bir deyişle: bir nevi hayal etmek için izliyoruz.

Fakat tıpkı masal ve hikayelerde olduğu gibi filmlerden de bir ders çıkarabiliriz. İngilizce ve türkçe yazılan film incelemelerine göre Arrival’dan çıkarabileceğimiz ders şudur: bir sorunla yüzleşmek zorunda kaldığımızda kaba kuvvet veya şiddet uygulamaktansa merak, sabır ve empati yaparak sorunları çözebiliriz. Doğrusu böyle düşünceli ve mantıklı düşünen bir canlı türüne dönüşünceye kadar bayağı zamanımız var.

Ama bana bu filmden ne öğrendin diye sorarsanız çok farklı bir cevap alırsınız. O da şu: uzaylılar bize kendi dilini öğretmek için  hazır bir ders kitabı sunmayacaklar. Dünyaya inmiş 12 uzay gemisini araştıran araştırmacı takımları oluşturan binlerce dilbilimci, matematikçi ve her türlü bilimadamından sadece Louise Banks uzaylıların dilini çözebildi. Peki bunu nasıl yapabildi? İlk önce bazı basit ortak kavramlara anlaşıp hergün uzaylılarla irtibata geçiyor ve sonra uykuları kaçarak dilinin mantığını çözmeye çalışıyor. Ne soru bankası var ne de Duolingosu. Uzayca konuşmaktan korkuyorum diye bir cümle söylenmedi filmde. Dr. Banks olası bir uzaylı hastalığı kapmayı göze alarak uzaylılarla doğrudan irtibat kurmayı tercih ediyor.

Siz de bir uzaylı (veya Dünyalı) dil öğrenmek istiyorsanız, kaskınızı çıkarın, soru bankanıızı bırakın ve hemen az olsa da bildiğinizi dili kullanmaya başlayın.Başka türlüsü malesef olmuyor.